Ana Sayfa Kültür & Sanat ANDY WARHOL FELSEFESİ* (A’dan B’ye ve Gerisin Geriye)

ANDY WARHOL FELSEFESİ* (A’dan B’ye ve Gerisin Geriye)

0
Paylaş

Kitaba özet olarak Andy Warhol’un “kendi” hayat felsefelerinin toplamı diyebilirim. O, A’dan Z’ye gibi klişeleri alaya alan birisi. İronik, samimi ve muzip yorumlardan oluşan bu kitabı okumak isteyeceğinizi düşünüyorum.  Bildiğimiz felsefe kitaplarının dışında olan bir kitaptan bahsedeceğimi en başta söylemem gerek. Kitap ilginç ama neden? Çünkü kitabı yazan kişide bir o kadar ilginç! O yüzden hadi önce Andy Warhol’u tanıyalım.

Andy Warhol; ressam, avangart film yapımcısı, albüm yapımcısı, yazar… 6 Ağustos 1928 yılında ABD’de doğmuş. El atmadığı konu kalmamış desek yeridir ama en başta onu bir ressam olarak tanıdığımız ve adlandırdığımız doğru. Pop Art akımının en önemli temsilcilerinden birisi. Resimlerinde sürekli seri üretimin izlerini görüyoruz. Warhol, seri üretime konu olan nesneleri sürekli tekrarlayarak sanatına dahil ediyor. Sanatçı, resimlerini afiş tekniği ile çoğaltmış ve kola, hazır çorba, sigara, sinema oyuncuları, sanatının ana malzemeleri olmuş. İroniyle, ulaşılmaz olanı sıradan, sıradan olanıysa sanatsal bir ifadeyle sunuyor. En güzel geleneğin fakir ve zenginin aynı şeyi tüketmesi olduğunu düşünen Warhol bunu şöyle örneklendiriyor. “Kola koladır, ve hiçbir miktarda para ile daha iyi bir kola alamazsın. Bütün kolalar aynıdır”.  Andy Warhol saçlarını 20’li yaşlarındayken griye boyuyor. Bunun sebebiyse bu görüntüyle ne kadar genç olduğunun fark edileceğini düşünmesi. En ünlü sözüyse “Bir gün herkes 15 dakikalığına ünlü olacak” oluyor.

Pop Art’a öncülük etmenin dışında dergi çıkarmış, gece kulübü açmış ve kablolu yayında gösterilmek üzere 2 TV şovu hazırlamış. Warhol’un en sevdiği şeylerden biriyse şeker…  Evet pahalı bir restorana gidip, pahalı bir yemek söyleyip ona dokunmaz ama ardından gelen tatlıyı hemen yer. Sonra o yemeği ne yapıyor dersiniz? Ziyan edeceğini düşünür gibiyiz. Hayır, o her defasında yemeğini  paketletip sokak hayvanlarına dağıtıyormuş. Tarih 3 Haziran 1968’i gösterdiğinde radikal feminist bir grubun üyesi olan Valerie Solanas, Andy Warhol’a suikast girişiminde bulunuyor. İşin garip tarafı Warhol göğsünden 3 yara almasıyla beraber öldü sanılıyor. Daha sonra kalp masajıyla hayata döndürülüyor. Bu olaydan ancak iki ay sonra Warhol ayağa kalkabiliyor. Vurulması hakkındaki şu sözleri akıllarda kalıyor.  “Ama ünlü olmak o kadar da önemli değil. Ünlü olmasaydım Andy Warhol olduğum için vurulmazdım.” Kariyerine hız kesmeden devam eden Warhol 22 şubat 1987 yılında yani 58 yaşında New York’ta hayata gözlerini yumuyor. Andy Warhol hakkında bahsedeceklerimizi yazmakla bitiremeyiz demeyeceğim. Bitiririz ama onun ilginç yaşamını bu bilgilerle sınırlandıramayız. O yüzden Andy Warhol’un birçok konuyla ilgili kişisel düşüncelerini anlatan bu kitabı okumak inanın çok zevkli. Tam olarak felsefe kitabı mı? Hayır,  sanat? Hayır. Peki ne? Oku ve sen karar ver.

KİTAP HAKKINDA

Kitabın içerik kısmına göz attığımızda aşkı; ergenlik, olgunluk ve bunaklık olarak ele alan bir Warhol görüyoruz. Aşkı sürekli iki kişi arasında geçen sıradan olaylar üzerinden anlatmıyor. Tabi bu sayfalar arasında sadece aşkıda anlatmıyor. Daha sonra Güzellik, şöhret, iş ve zaman bölümlerine geliyoruz. Güzellik bölümünde, güzelliği tekdüzelikten çıkaran bir felsefeyle karşı karşıya kalıyorsunuz. “Güzel diyemeyeceğim kimseyle karşılaşmadım bugüne kadar. Herkes hayatının bir döneminde güzel oluyor” diyor Warhol. Loş ışıklara, hileli aynalara ve plastik cerrahiye inandığını belirtmiş ve kendisi de burnunu yaptırmış. “Bandajın altında ki ben aynı bendim” diyor. Saygı duyulası… Kitapta Andy Warhol’un B. diye adlandırdığı arkadaşıyla muhabbetlerine ve televizyon aşkına sürekli şahit olacaksınız. Birde kayıt cihazını insanlara “karısı” olarak tanıtıyor. Zaman başlıklı bölüme geldiğinizde şunu daha çok anlayacaksınız. Bu adam gerçekten özgün!  Sırada beklemek, sokaktaki, uçaktaki zaman, randevular ve daha neler neler… Bölüm başlıklarına kanmayın her şey hakkında bir yorum görebilirsiniz bu kitapta. 8. Sırada ölüm başlığını görüyoruz. Bu bölüm herkesin aklında farklı bir şey uyandırabilir. Kısa ve öz ama açıkçası kafalar bir hayli karışıyor. Ekonomi, atmosfer, başarı, sanat, unvanlar, çınlama bölümlerinde yine onun hayatından birçok anı ve düşünceler görebileceksiniz. Kitapta dikkat çeken bir durumu söylemem gerek. Bu bölümlerin başlığından hemen sonra ki sayfada sadece bir diyalog veya cümle karşınıza çıkıyor. Mesela bir örnek vereyim. “Zaman” başlıklı bölüme geldiniz, sayfayı çeviriyorsunuz boş sayfanın ortasında şu cümle var.

A: Binaları inşa eden ve artık bu dünyada olmayan insanları düşünürüm hep. Ya da içinde bir kalabalık sahnesi geçen filmi, ama herkes ölmüş. Korkunç.

Sonrada Warhol diğer asıl konuyu anlatmaya başlıyor. Açıkçası kitabı şöyle bir elime alıp incelediğimde dikkatimi çeken nokta bu oldu. Nefes almanıza fırsat verip o arada düşünmenizi sağlıyor. Kitabın sonu da en az başından beri olduğu kadar ilginç bitiyor. “Ya neden bundan bahsetti ki…” dedikten sonra sizde o konu hakkında yorum yapmaya başlıyorsunuz aslında. Bu kitap hafif bir tebessüm bırakıyor yüzümüzde. Ben tekrar okuyacağımı söylemek istiyorum. Okumayanlarda bence kitap listelerine eklemeyi düşünmeliler! Öyleyse Andy’den B’ye ve gerisin geriye…

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here