Paylaş
Campuscareer f klavye

F Klavyenin kısa tarihi 

“Bütün kurumlarda artık F klavye kullanılacak”  diye Yıllardır devlet kurumları için dönen bir geyik konusu vardır. Her gün yeni bir kanun çıkar, bilgisayarlar değişiyor denir, herkes kursa gidecek denir, yasa onaylandı denir, ancak bu güne kadar pekte bir gelişme kaydettiğimizi söyleyemeyeceğim.  Yine de birgün memur olmayı düşünenlerin zaman zaman akıllarını kurcalayan bir konudur bu F klavye meselesi. F klavye hayatımıza ilk olarak 1955 yılında resmi sıfatı Daktilo öğretmeni olan İhsan Yener tarafından girdi.

Sholes and Glidden

Cristopher Sholes ve arkadaşı Carlos Glidden bir yazı makinesi icad ettiler. Bizim bildiğimiz daktilonun atası diyebiliriz. Hepimiz daktiloları biliriz, her harfe bastığımızda harfi kağıda dökmek için kollar hareket eder. Bu kollar birbirine ne kadar yakın olursa çarpışma ihtimali o kadar yüksektir. Bu kolların çarpışmaması için de arka arkaya kullanılan harfleri birbirinden olabildiğince uzağa koymuşlardır. Buradan da hepimizin bildiği Q klavyeyi ortaya çıkarmıştır.

1900 lü yıllarda Daktilolar çok yaygınlaşmış, neredeyse her eve girmişti. O zamanlar için mantıklı bir seçenek bulmuş adamlar ama zamanımız hız çağı bir kelimenin bile değeri var. Bu günden sonra daha hızlı nasıl yazılabilir çalışmaları Augustus Dvorak, kendi adıyla anılan Dvorak klavyesini geliştirdi. Bu klavye tasarımında İngilizce’de kullanılan en çok harfler orta sıraya koyulmuş sağ ve sol el dengesi sağlaması açısından Q klavyeye göre % 35 daha fazla başarı sağlamıştı. Ancak Q klavyenin pazarı ele geçirmesi ve değişimin çok maliyetli olmasından dolayı ayakta duramamıştır.  Bugün sınırlı sayıda insan bu klavyeyi kullanmaktadır.

Dvorak Klavyesi

İşte o zamanlarda Türkçe açısından bunu dert edinen Daktilo öğretmeni İhsan Hoca bizim dilimize uygun bir klavye oluşturmak için kolları sıvadı.  Türkçede yer alan 29 934 kelimenin istatiğini çıkardı. 183 596 harfin kaç kez kullanıldığını belirledi. Kolları, eklemleri, parmakları inceledi.  Türkçe de en çok kullanılan kelimeler “a,e,k,i,m” olduğunu belirlemiş.  1946 da başladığı bu çalışmalarını 1955 te kabul ettirebilmişti.

İhsan Sıtkı Yener

İhsan Hoca, 9 Temmuz 1941’de İzmir Gazetecileri Birliğince düzenlenen “Daktilografi Yarışması”nda dakikada 108 sözcük hızla yazarak İzmir rekorunu kırdı. Öğretmen olduktan sonra 24 Mayıs 1947’de ilk İstanbul Daktilografi Şampiyonasını; 18 Mayıs 1948’de de ilk Türkiye Daktilografi Şampiyonasını organize etti ve bu şampiyonaların her yıl Mayıs aylarında muntazaman yapılmasını sürdürerek 11 Temmuz 1993’te İstanbulda 40. Dünya Stenografi, Daktilografi ve Bilgisayar Şampiyonaları’nı ve Intersteno Kongresini organize etti. Uzun yıllarda yapılan “Dünya Daktilografi” yarışmalarında Türklerin dünya rekorlarını kırması her yıl altın madalya ile dönmesi zaman zaman insanlarda çekememezlikler de oluşturmuştur.

F klavye standardının akıbeti Dvorak’un İngilizce için oluşturduğu standarda benzememeliydi. O günlerde Türkiye’de 40 bine yakın yazı makinesi mevcuttu. Bu makinelerin F standardına dönüştürülmesi ve yeni ithal edilecek ve üretilecek makinelerin de buna göre düzenlenmesi gerekiyordu. Bu iş, yeni bir standart geliştirmekten çok daha zordu.

Ülkemizde de kanun gereği uzun yıllar bilgisayar ve daktilolar uzun yıllar F klavye olarak ithal edilmeye başlandı. Bu durum laptopların çıktığı döneme kadar devam etti. Laptoplarda dönüştürme maliyetinin fazla olması sebebiyle kullanıcılar tarafından tercih edilmemesi devleti geri adım atmaya itti. Netice de Q klavye devrilemez liderliğini tekrar tescillemiş oldu. O günden beri hala F klavyenin itibarı artırılmaya çalışılsa da pek başarılı olunamamıştır. Bir yandan F klavye de Dvarok klavyenin akıbetine uğramıştır. Gerçi belli olmaz devlet önemli konulardan başını kaldırabilirse bu konuya da el atabilir.

İsmail Karakaş

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here