Paylaş
john berger görme biçimleri-min

Geçtiğimiz yıl hayatını kaybeden İngiliz yazar, sanat eleştirmeni ve ressam olan John BergerGörme Biçimleri”, “Zamanımızın Bir Ressamı” kitapları ile biliniyordu. Berger, ele aldığı konularla ve bunları işleyiş tarzıyla gençlere yeni bakış açıları sağlıyordu. Görme Biçimleri kitabını okuduktan sonra herkeste bir farkındalık oluşuyor ve o zaman anlıyoruz ki bakmak ile görmek aynı şey değildir. John Berger’ın ele aldığı konulardan altı tanesini açıklamak bunu daha net anlatacaktır.

Gerçekleri mi görüyoruz yoksa istediklerimizi mi?

John Berger kitaba, görüşümüz ve olayları nasıl yorumladığımızla ilgili tespitlerini anlatarak başlamıştır. Bu konuyla ilgili düşündüklerimizin ya da inandıklarımızın görüşümüzü etkilediğini söylemiştir. Biz bir şeyi nasıl görmek istiyorsak ya da kendi doğrularımız ne ise bunlarla bağlantılı olarak görüşlerimiz farklılık gösterir.

Fotoğraf makinesi deyip geçmemek lazım!

Fotoğraf makinelerinin ortaya çıkmasıyla insanların sanata, resimlere hatta insanlara bile bakış açılarını değiştirdiğini söyleyen John Berger kitabında şunları yazmıştır: “Görüşümüz neyi nerede gördüğümüze bağlıydı. Gördüğümüz şey de içinde bulunduğumuz duruma bağlıydı.”

Sanat eserlerine dikkat! Üzerinde oynanmış olabilir

Resimler üzerinde hafif oynamalar yani “yeniden canlandırmalar” yapıldığında bir resmin bir ayrıntısı bütününden ayrılabilir. Ayrıntı değişime uğrar. Yeniden canlandırma yolları, hemen hemen her zaman hiçbir şeyin değişmediği yanılsamasını güçlendirmek için kullanılır. Kitleler yavaş yavaş sanatın tadına varmaya başlamasına rağmen bugün bu sanat karşısında ilgisiz ve kuşkulu bir halk vardır bu da “canlandırmalardan” dolayı anlaşılabilir bir şeydir. Çünkü dikkatli incelendiği zaman orijinalliğinin olmadığı görülür. Özgün sanat yapıtlarına yaklaşmak için çoğunlukla kullanan yollar da onlara tek yaklaşma yolu değildir.

Kadın ve Erkek

Bu konulardan sonra ele aldığı ayrıntıyla anlattığı bir konu ise kadın ve erkek. Kitapta görseller üzerinden anlatım yapan Berger’in en çok şu sözü “olan”ı özetler biçimdedir: “Erkekler davrandıkları gibi, kadınlarsa göründükleri gibidir. Erkekler kadınları seyreder, kadınlarsa seyredilişlerini seyreder.” Yine de kadınları görme biçimi, imgelerin kullanışı resimlerde ve sanatta temelde değişmemiştir.

Reklamlar her yerde!

Son olarak yaşadığımız yerde karşı karşıya kaldığımız ama belki de fark etmediğimiz yüzlerce reklam imgesinden bahsetmiştir. Karşımıza bu denli sık çıkan başka bir imge yoktur. Bazen televizyonun sesini kısarak, kafamızı başka yöne çevirerek bu imgeleri görmezden gelebiliriz. John Berger, reklam imgelerini uzak bir istasyona koşan hızlı trenlere benzetir ve durmaksızın önümüzden geçiyormuş izlenimi bıraktığını söyler. “Biz dururuz, onlar hareket eder. Reklamlarla her birimize bir nesne daha satın alarak kendimizi ya da yaşamlarımızı değiştirmemiz önerilir. Reklam, yüzeysel görünüşü değişmiş, bunun sonucu olarak kıskanılacak duruma gelmiş insanları göstererek bizi bu değişikliklere inandırmaya çalışır. Kıskanılacak durumda olmak, çekici olmak demektir. Çünkü reklamcılık çekicilik üretme sürecidir.”

 

John Berger’e ve anlatımına baktığımızda aslında birçok şeyi gözden kaçırdığımızı fark ediyoruz. Gençlerin bakış açılarının genişlemesi için neler yaptığını düşünürsek içinde sanata, eğitime, birikime dair çok az şey sıralayabiliriz. Berger, bu yargıları kitaplarında kırıyor ve olaylara farklı boyutlardan da bakılmasını sağlıyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here