Paylaş

 

Korku sineması diğer türlere kıyasla görece daha azınlıkta kalan bir izleyici kitlesine hitap etse de usta sinemacılar elini taşın altına koyup kaliteli yapımlar çıkarttıkça günden güne daha çok insana ulaşmaya, daha çok sinemaseverin gönlünü fethetmeye devam ediyor. Sinemanın vaftiz babası olarak anılan büyük sinemacı Georges Méliès’in 1896 yılında çektiği Le Manoir du diable filmiyle macerasına başlayan korku sineması her yıl dünya genelinde yüzlerce yeni filmle beyaz perdede temsil ediliyor. Bu filmlerin büyük bir çoğunluğu özgünlükten uzak nitelik bakımından zayıf gişe filmi olmaktan öteye gidemeyen yapımladır. Bu kadar nitelik olarak düşük nicelik olarak fazla yapım ortaya çıktığı dönemde güzel film bulmak giderek zor bir hal almaya başladı. Sizler için gişe filmi olmaktan uzak kendi hikâyesini anlatmak derdinde olan korku severlerin beğenerek izleyeceği yakın dönemde beyazperdeye taşınmış az bilinen 10 korku filmini listeledim. Eleştirmen uyarısı: Listedeki filmler, kan, şiddet ve cinsellik barındırabilir. İyi seyirler.

 

Soğuk Balık
Orijinal Adı: Tsumetai nettaigyo
Yapım: Japonya / 2010
Yönetmen: Sion Sono

Nobuyuki Syamoto, ufak bir tropik balık dükkânı sahibi kendi halinde bir aile babasıdır. Hayatı büyük bir tropikal balık dükkânı sahibi Yukio Murata ile tanıştığında tamamen değişecektir. Sion Sonu, İntihar Kulübü filmiyle ortaya koyduğu sansasyonel çizgiyi bu filmde daha çarpıcı noktalara taşıyor. Soğuk Balık, uzak doğu korku sinemasında alıştığımız iki unsuru etkili bir biçimde kullanıyor: şaşırtma ve kan… Film temposu düşük başlasa da ilerleyen dakikalarda sıra dışı doğrultuda ilerleyerek baştaki durağan yapıdan sıyrılıyor. Uzak doğu korku sineması izlemeye alışkın olmayanlar için aşırı kanlı ve sert gelebilecek bir yapım olsa da gerek kurgusu, gerek oyunculuk başarısı ile dikkate değer bir film.

Gizli Oda
Orijinal Adı: La Cara Oculta
Yapım: İspanya – Kolombiya / 2011
Yönetmen: Andrés Baiz

Orkestra şefi Adrián ve sevgilisi Belén II. Dünya Savaşı döneminden kalma bir eve taşınırlar. Bu evin diğer evlerden önemli bir farkı vardır: bu ev bir panik odasına sahiptir. Belén, ilişkilerini test etmek için Adrián’a bir oyun oynamaya karar verir. Fakat bu oyun beklediği gibi gitmeyecektir. Gizli Oda, aşk ve ihanet kavramlarını sorgulatan başarılı bir gerilim filmi. Narcos izleyenlerin çok iyi tanıyacağı Kolombiyalı yönetmen Andrés Baiz’in, senaryosunu yazıp yönettiği ikinci uzun metraj filmi olan Gizli Oda; müzikleri, kurgusu ve oyunculuk performanslarıyla mutlaka izlenmesi gereken bir yapım.

Göz
Orijinal Adı: Oculus
Yapım: ABD / 2013
Yönetmen: Mike Flanagan

Mike Flanagan, yakın dönemde çektiği dikkat çeken yapımlarla kendi tarzını yavaş yavaş ortaya koymaya başlayan başarılı bir yönetmen. 2006 yılında çektiği Oculus: Chapter 3 – The Man with the Plan, kısa filmiyle beş ayrı festivalde tam on iki ödül alan yönetmen Flanagan’ın, bu ödüllü senaryoyu uzun metraja uyarlaması tabii ki şaşırtıcı olmadı. Göz, lanetli bir aynanın bir ailenin hayatını mahvetmesi olarak özetlenebilecek sadelikte bir senaryoya sahip olsa da işleniş, kurgu ve oyunculuklar bu sade senaryoyu dikkat çekici bir gerilim haline getiriyor.

Tuhaf Ev
Orijinal Adı: Musarañas
Yapım: İspanya / 2014
Yönetmen: Juanfer Andrés, Esteban Roel

Montse, kız kardeşi La Niña’yla birlikte yaşayan Agorafobisi (Açık alan korkusu) olan genç bir kadındır. Montse’nin saplantıları sadece kendi hayatını değil kız kardeşinin hayatını da cehenneme çevirmektedir. Kendisi dışarı çıkmadığı gibi kız kardeşinin de dış dünyayla bağlantı kurmasına engel olmaktadır. Bir gün komşuları Carlos’un merdivenlerden düşerek yardım etmeleri için kapılarına dayanmasıyla hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır. Juanfer Andrés ve Esteban Roel, ikilisinin yönetmenliğini üstlendiği Tuhaf Ev; birçok yerel ve uluslararası prestijli ödüle aday gösterilmiş, en iyi kadın oyuncu, en iyi yönetmen gibi önemli ödüllerin de sahibi olmuştur. Korku/Gerilim sineması sevenlerin tekrar tekrar izleyeceği Tuhaf Ev, gerek oyunculuk başarısı gerek şaşırtıcı senaryosuyla başyapıt olma hüviyetinde bir film.

Ölüm Uykusu
Orijinal Adı: Mientras Duermes
Yapım: İspanya / 2011
Yönetmen: Jaume Balagueró

Avrupa korku sineması, Hollywood gibi yüksek bütçeler ve büyük bir dağıtım ağı gibi önemli avantajlara sahip olmaktan çok uzak; daha mütevazı bütçelerle ve görece daha dar bir dağıtım ağıyla çalışmak zorunda kalan; yani Hollywood’a kıyasla önemli dezavantajları olan bir sinemadır. Fakat Avrupa korku sinemasının en büyük avantajı her zaman daha özgün işler çıkartacak önemli sinemacılara sahip olmasıdır. Jaume Balagueró, Avrupa korku sinemasının özgün işler çıkartmasına katkıda bulunan bu önemli sinemacılardan biridir. İnsanların mutlu olmasına katlanamayan takıntılı bir apartman görevlisinin insanların hayatını cehenneme çevirmesini konu alan Ölüm Uykusu, yaratıcı senaryosu, usta yönetmeni ve Luis Tosar’ın harika oyunculuğuyla, akıllardan çıkmayacak muhteşem bir gerilim filmi.

Kapı Komşusu
Orijinal Adı: Naboer
Yapım: Norveç / 2005
Yönetmen: Pål Sletaune

Norveç’i anlatırken, balıkçılıktan, fiyortlarından, kutup ışıklarından, sakin yaşantısından ve refah düzeyinin yüksekliğinden bahsederiz. Norveç sineması ağırlıklı olarak dram, sanat ve aksiyon türlerinin ambargosu altındadır. Korku türü ise beklenildiği gibi bu sakin ülkenin sinemasında uzun dönem kendine yer bulamamış bir türdü. 2000’li yıllarda genç sinemacıların Norveç sinemasında etkilerini hissettirmeye başlamasıyla korku türü boy göstermeye başlamış, bununla da kalmayıp Avrupa korku sineması için önemli yapımlar bu dönemde ortaya çıkmaya başlamıştır. Kapı Komşusu’da kuşkusuz bu önemli yapımlardan birisidir. Pål Sletaune’in yazıp yönettiği Kapı Komşusu, psikolojik korku sevenlerin kaçırmaması gereken önemli bir yapım.

Terbiye Evi
Orijinal Adı: The Seasoning House
Yapım: İngiltere / 2012
Yönetmen: Paul Hyett

Terbiye Evi, Bosna Savaşı sırasında bir Sırp genelevinde yaşanan tüyler ürpertici olayları konu alan sert bir yapım. Hepimizin yakından bildiği tüyler ürpertici gerçekleri bütün çıplaklığıyla göz önüne sermekten çekinmeyen Terbiye Evi, zihinlerde iz bırakan bir film. Usta özel efekt ve makyaj uzmanı Paul Hyett’in ilk yönetmenlik deneyimi olarak böylesine zor bir konu seçmesi bir risk gibi görünse de kesinlikle etkileyici bir sonuç ortaya koymayı başarıyor. Yoğunlukla dram unsurları içeren film sinir kat sayınızı yükseltebilecek, sizi derinden etkileyebilecek bir yapım.

Baskın: Karabasan
Yapım: Türkiye / 2015
Yönetmen: Can Evrenol

Türkler iyi korku filmi yapamaz algısını yıkacak birisi varsa o da muhtemelen Can Evrenol’dur. Can Evrenol korku sinemasına oldukça hâkim genç fakat şimdiden uluslararası alanda önemli tecrübelere sahip bir yönetmen. İlk kısa metraj filmini 2007 yılında çeken Evrenol, 2015 yılında ilk uzun metraj filmi Baskın’la karşımıza çıktı. Baskın, nerdeyse tek tip konuya sahip alışılmış sıradan Türk korku filmlerinden biri değil. Özgün senaryosu, Evrenol’un 2013 yılında yaptığı aynı isimli kısa filme dayanan yapım; oldukça başarılı biçimde uygulanmış prostetik makyajı, çarpıcı sahneleri, fantastik kurgusuyla mutlaka izlenmesi gereken bir film. Baskın, Türk korku sinemasının nicelik olarak fazla nitelik olarak az eser çıkardığı son yıllarda, kalitesiyle diğer yapımlardan ayrılıyor.

Cinnet
Orijinal Adı: Kim Bok-nam salinsageonui jeonmal
Yapım: Güney Kore / 2010
Yönetmen: Cheol-soo Jang

Uzak doğu sinemasının -özellikle de Kore sinemasının- tür ayırt etmeksizin en temel özelliklerinden biri her daim anlatacak bir hikâyesi olmasıdır. Genellikle hikâyesini anlatma biçimi durağan olduğu için dikkatlerden kaçan pek çok kaliteli filme ev sahipliği Kore Sineması için, korku türü de bu konuda istisna sayılmaz. Cinnet, yoğun olarak dram ve gerilim unsurlarını barındıran bir film. Aile, dostluk, kadının toplumdaki yeri gibi pek çok konuyu irdeleyen, Cheol-soo Jang, yer yer izleyicinin sinirlerini bozmaktan geri durmayarak vermek istediği mesajı izleyicilerin zihinlerine kazıyor. Kore korku sinemasına aşina olmayanlar için başlarda temposu düşük gelse de mutlaka izlenilmesi gereken bir film.

Korkunun Gölgesi
Orijinal Adı: Under The Shadow
Yapım: 2016 / İran
Yönetmen: Babak Anvari

İranlı yönetmen Babak Anvari’nin ilk uzun metraj filmi olan Korkunun Gölgesi 2016 Sundance Film festivalinde bütün dikkatleri üzerine çeken bir yapım oldu. Dağıtım hakları, dünyanın önemli medya sağlayıcılarından, Netflix tarafından satın alınan filmin, İran korku sinemasının henüz emekleme aşamasında olduğu düşündüğümüzde oldukça başarılı bir yapım olduğunu söyleyebilirim. Türk korku filmlerinde de sık sık kullanılmasına aşina olduğumuz aynı dini alt metinler üzerine kurulu olan yapım, bizim için klişe haline gelen cin temasını ustaca işleyerek dikkat çekici bir gerilim unsuru olarak kullanıyor. Korkunun Gölgesinde, arkaplanında İran-Irak Savaşını işleyen, rejim eleştirisi yapmaktan çekinmeyen ve bunları yaparken de bizi korkutmayı başaran cesur bir yapım.

 

Buğra Akbağ

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here