Paylaş

ŞİRKETLER NEDEN SOSYAL SORUMLULUK PROJELERİ YAPAR?

Günümüzde şirketler sosyal sorumluluk projeleri yapmak için neredeyse birbirleri ile yarışır hale geldiler. Kimi eğitime katkı sağlıyor, kimi sağlığa yatırım yapıyor, kimi kız çocuklarına ön ayak oluyor. Dünyada da ülkemizde de milyon dolarları bulan sosyal sorumluluk projelerine rastlamak artık çok mümkün. Peki bunca yatırımı, bunca parayı şirketler neden gözden çıkarıp bu projelere harcıyor.  “hayır yapmak” için derseniz oldukça iyimser bir fikir belirtmiş olursunuz. Her yıl biraz daha fazla kar yapmak için kotalar koyan, personeline baskılar yapan büyük şirketlerin kazandıklarını hayır için yatırmak isteyeceklerini  pek sanmıyorum.

Markaya Değer Katıyor

Şirket danışmanları eşliğinde oturuyor. Düşünüp taşınıyor markanın konumlandırılabileceği, en iyi temsil edeceği markaya değer katabilecek projeyi belirliyor ve hayata geçiriyorlar. Bununla ilgili birçok uluslararası ve ulusal çapta proje görmek mümkün.   Örneğin Coca Cola şirketi 2005 yılında toplumsal yatırım programı kapsamında dünya çapında 75 milyon dolar para harcadı. Bu bütçe birçok küçük devletin milli gelirinden bile büyük pay demektir. Coca Cola firmasının bunun için ayırdığı reklam bütçesi ise sosyal proje yatırımından daha büyük olmuştur. Microsoft: Geçtiğimiz yıl çeşitli ülkelerdeki sosyal sorumluluk projelerine 40 milyon dolar aktaran Microsoft, kar amacı gütmeyen 5 bin organizasyona 224 milyon dolar değerinde bilgisayar yardımında bulundu. Gilette: 5 milyon dolara Kanser evleri kurdu.

Sosyal Sorumluluğun Temeli

Aslında temeli 1950’lere kadar dayanan kurumsal sosyal sorumluluk anlayışının kendini göstermesi 1980 lerde ortaya çıkmıştır. Bir “İngiliz Düşüncesi” olarak hayatımıza giren anlayış, kadın hakları, fakirlerin desteklenmesi, kârı paylaşma, ortaklara bilgi aktarımı gibi konularda kendini geliştirmiştir. Bugün Birleşmiş Milletler, Dünya Bankası gibi kuruluşlardan adını sıkça duyduğumuz sosyal sorumluluk projelerinin bir “Günah Çıkarma” olduğunu söyleyen anlayışlarda vardır.

Yapılan bu eleştirilere katılanlardan biri de ünlü iktisatçı Milton Friedman. Friedman,2000 yılında New York Times’da yazdığı bir makalesinde şirketlerin sosyal sorumluluk projelerini karlarını artırmak için yaptığına dikkat çekiyor. Friedman’a göre, sadece insanlar sorumluluk sahibi. “Kurumlar yapay bir insan olduğu için sorumlulukları da yapaydır. Şirketlerin de bütün olarak, böyle belirsiz bir konuda sorumluluk sahibi olduğu söylenemez” diyor.

Eğitim ve Sağlık Ön Planda

Ülkemizde de dünyada da başlıca en önemli konulardır. Zaten eğitim konusu ülkemizin her zaman kanayan yarası olmuştur. Önce kız çocuklarının okula gönderilmemesi, ardından meslek lisesi problemi ondan sonra imam hatip problemleri derken eğitimde notumuz hep eksi tarafta olmuştur. Bunu gören bazı firmalar örneği “DOĞAN GAZETECİLİK” 2004 yılında “BABA BENİ OKULA GÖNDER” kampanyası ile ülkenin gündemine oturmuştur. Proje çok ses getirmiştir. Bu sayede, 33 kız yurdu, 11 köy okulu yapılmış, 10,500 den fazla öğrenciye burs verilmiştir. Yine televizyonlarda hepimizin reklamını gördüğü, 2000 li yıllara damga vuran “KARDELENLER OKULA” projesi “TURKCELL” tarafından gerçekleştirilmiştir. Projede süresinde 100 000 kişiye Turkcell Bursu verilmiş, 15 000 kardelen kızımız liseden mezun olmuştur.

Bir başka Sosyal Sorumluluk Kampanyası örneği de aslında tam bir sosyal sorumluluk örgütü olan UNİCEF‘ den vermek yerinde olacaktır. Elinde su tabancası ile duran kız çocuğu teması ile anlatılmak istenen ve sloganı “Bad Water Kills” yani “Kötü Su Kaynakları Öldürür” olan kampanya da aslında iki tema işlenmektedir. Birincisi ve en açık olanı sıhhi olmayan su kaynaklarının çocuklara ve insanlara zarar verdiği ve temizlenmesi gerekliliğini ortaya koymaktadır. İkinci tema ve “gizli” olarak anlatılmak istenen ise Ortadoğu’da çocuk askerlerin olduğu ve ellerinde küçük yaştan itibaren silahlar olduğu ve bu silahların da aslında fotoğrafta olduğu gibi oyuncak olmayıp, çocuklara ve masum insanlara zarar verdiğidir.

Şirketlerden Sosyal Sorumluluk Projesi Yapması İsteniyor

2000 li yıllardan sonra özellikle şirketlerin çok büyümesi ile toplum devletten beklediği imkanları şirketlerden bekler oldular. Toplum, her geçen gün büyük şirketlere daha fazla sorumluluk yüklüyor. Bu nedenle büyük şirketlerin sadece kendi çıkarları doğrultusunda davranmaya devam etmeleri, bugünün dünyasında artık sürdürülebilir değil.

20 ilde 15 yaş ve üzeri bin 335 kişi ile görüşülerek yapılan araştırmada görüşme yapılan kişilerin yüzde 29,9’u şirketlerin eğitim ve öğretime yatırım yapmasını istiyor. Sağlık ve sağlık hizmetlerine öncelik verilmesi gerektiğini söyleyenlerin oranı ise yüzde 20,7. Görüşme yapılan kişilerden yüzde 11,9’u çevreye, yüzde 9,1’i hayır işlerine, yüzde 7,2’si çalışanlara, yüzde 4,7’si insan haklarına yönelik yatırım yapılması gerektiğini belirtiyor.

 

Başarısız olmuş Projeler

Almanya piyasasında hem ucuz markalarla mücadele etmeyi, hem de üçüncü dünya ülkelerinde yaşayanlara yardım etmeyi amaçlayan Kellogg’s’un hayata geçirdiği proje gibi… Uluslararası şirketlere sosyal sorumluluk danışmanlığı yapan Marjorie Thompson, bu noktada şekerleme üreticisi Cadburry‘nin hayata geçirdiği sosyal sorumluluk projesine dikkat çekiyor. Thompson’a göre, Cadburry‘nin çikolata tüketimini artırmak için okullardaki basketbol turnuvalarına sponsor olması başarısız örneklerden biri. ABD’deki tüketici dernekleri, çocukların yedikleri çikolatanın kalorisini yakmak için 4 saat boyunca basketbol oynamaları gerektiğini ortaya çıkarınca sonuç hüsran olmuş.

Ferrier Estate, 70lerin zengin mahallelerinden Blackheath‘e komşu olarak, banliyölere inşa edilen sosyal konut yapılarından. Yapımlarından kısa bir süre sonra öncülleri gibi sosyal problemlerle, artan suç oranlarıyla ve gözetlenemez olmalarıyla anılmaya başladılar. Zamanla sosyal devlet pratiğinin fiziksel ve ideolojik bir yansıması olarak anılan bu projeler, yapıldıkları bölgelerdeki güvenlik sorunları ve toplumsal hayatta oluşan huzursuzluklar da sebep gösterilerek tarihe karıştı.

Ülkemizde Önemli Sosyal Sorumluluk Projeleri

-Ülkem İçin Projesi “Koç Holding”

Bu projesi ile, engelliler için çocuk parkı yapmak, okul tadilatına, laboratuvar kurulumun, bilgisayar bağışına ve kütüphane yapımı gibi bir çok sosyal sorumluluk projesi, Koç Topluluğu bayilerinin gönüllü katkılarıyla gerçekleştiriliyor. Topluluk şirketleri, çalışanları ve bayileri 81 ilde 250’ye yakın sosyal sorunluluk projesi gerçekleştirdi.

Eğitimde Gönül Birliği “Arçelik”

Türkiye genelindeki yatılı ilköğretim bölge okullarından 200 bin öğrenci ve 6 bin öğretmene ulaşılması amaçlanan proje ile öğrencilerin eğitim ve gelişim standartlarının yükseltilmesi amaçlanıyor. Projenin “Gönüllü Aile Birliği Platformu“, “Öğrenci Bireysel Gelişim Programı“, “Öğretmene Destek ve Eğitim Programı“, “Onlar da Çocuktu” ve “Arçelik Eğitim Bursu” gibi alt projeleri bulunuyor.

Doğuş Otomotiv- Trafik Hayattır “Doğuş Holding”

Kampanyasıyla toplumu trafik kurallarına karşı bilinçlendirmeyi hedefliyor. Doğuş Çocuk ve Doğuş Otomotiv, çocukların araç içi can güvenliğinin sağlanması ve ölüm-yaralanma oranlarının azaltılmasını hedefleyen “Arka Koltuk Benim” projesinin devamı olan kampanyada özellikle televizyon reklamlarıyla çocukların arka koltukta oturtulması, kırmızı ışıkta durulması gibi temel trafik kurallarına uymalarını sağlamayı amaçlıyor.

Meme Kanserine karşı Bilinçlendirme Mücadelesi “ Avon”

Avon kampanyasının Türkiye ayağını oluşturan çalışmalar sonunda oluşturulan fonlarla devlet hastanelerine mamografi cihazları bağışlanıyor. Kadınlar hastalık ve mücadele yöntemleri konusunda bilinçlendiriliyor-

Hayata geçirilen sosyal sorumluluk projelerinden şirketlerin ortak menfaatleri olmasına karşın, birçok faydalı çalışmayı da topluma sunmakla bir alkışı hakettiğini söyleyebilirim. Devletin ulaşamadığı, imkan sunamadığı alanlarda şirketlerin girip topluma faydalı olması, toplumun refahını kalkındırmada devletinde, şirketlerinde, toplumunda faydasına olacaktır.

İsmail KARAKAŞ

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here